TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ
ANA SAYFA BİZE ULAŞIN BAĞLANTILAR SİTE HARİTASI

23 MAYIS 2019 PERŞEMBE  

HAKKIMIZDA MEVZUAT YAYINLAR KOMİSYONLAR TUPOB KOLOKYUM
ADANA  ANKARA  ANTALYA  BURSA  DİYARBAKIR  İSTANBUL  İZMİR  KAYSERİ  KONYA  MUĞLA  SAMSUN  TRABZON
SPOBİS ÜYE GİRİŞİ SPOBİS PERSONEL GİRİŞİ

DİYARBAKIR ŞUBE 

nk_08.gif, 836B ŞUBE GİRİŞ SAYFASI

 
 
 
b_haber_bulteni.gif, 3,9kB
b_haber_bulteni.gif, 3,9kB
b_haber_bulteni.gif, 3,9kB

      TMMOB`LU KADINLARDAN BÖLGEMİZDE YAŞANAN ZULME TEPKİ

BASIN AÇIKLAMASI

Yayına Giriş Tarihi: 15.01.2016
Güncellenme Zamanı: 15.01.2016 10:50:53
Yayınlayan Birim: DİYARBAKIR

 

 
TMMOB`LU KADINLARDAN BÖLGEMİZDE YAŞANAN ZULME TEPKİ
 

 

08.01.2016 tarihinde TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu Bileşenlerinin kadın üyeleri Büyükşehir Belediyesi önünde bölgemizde yaşanan çatışmalara ve sağlık emekçilerinin eylemine destek vermek amacıyla basın açıklaması düzenledi.

BASINA VE KAMUOYUNA

Bilindiği üzere 16 Ağustos 2015 tarihinden itibaren bölgemizde ki birçok il ve ilçede, ‘özel güvenlik bölgeleri oluşturma` adı altında, hiçbir hukuki dayanağı olmayan sokağa çıkma yasakları uygulanmaktadır. Uygulanan sokağa çıkma yasaklarıyla, "savaşı" andıran askeri yığınaklar yapılmakta; okullar, hastaneler ve devlet daireleri karargahlara dönüştürülerek tank,top ve ağır silahlarla tüm bölgede yoğun çatışmalar yaşanmaktadır.

Abluka altında bulunan il e ilçelerde binlerce sivil zorunlu göçe maruz bırakılırken, evleri boşaltılarak kapalı spor salonlarında hapsedilen yüzlerce sivile fiili gözaltı uygulanmaktadır. Bölgede henüz doğmamış bebekler, çocuklar ve kadınlar da hedef alınarak yüzlerce sivil katledilmektedir. Hiç bir inanç ve insani olgunun kabul edemeyeceği şekilde cansız bedenlerin günlerce sokaklardan alınmasına izin verilmeyerek, insanların cenazelerini gömme hakkı dahi engellenmekte, cenazelerini almaya çalışan yakınlarına ateş açılmaktadır.

Bugün itibariyle Diyarbakır Sur İlçesinde 37. gününde olan sokağa çıkma yasağı, Cizre, Silopi ve Şırnak`ta da son bir aydır ağır kış şartlarına rağmen hala devam etmektedir. Haftalardır süren bu ablukanın sonuçları, Diyarbakır İnsan Hakları Derneğinin 10 Aralık 2015 tarihinde açıkladığı rapora göre sokağa çıkma yasaklarının ilan edildiği yerleşimlerde şimdiye kadar toplam 325 sivil hayatını kaybetmiş; Bu kayıpların 25`inin kadın olduğu belirtilmiştir. Bu sayı sadece sivil ölümleri kapsamakta olup toplam sonuç ise çok daha korkunçtur. İHD tarafından açıklanan raporun üzerinden daha bir ay geçmemesine rağmen ölümlerin sayısı gün geçtikçe daha da vahim rakamlara ulaşmaktadır.

Çocuklarının çığlıkları arasında 19 Aralık günü Silopi`de karnından yaralanan 57 yaşındaki Taybet İnan, güvenlik güçlerinin ateş etmeleri nedeniyle sokak ortasında yaralanmış, bulunduğu yerden yaralı iken yakınlarına ateş açılarak alınmasına izin verilmemiş ve kan kaybından yaşamını yitiren İnan`ın cenazesi yedi gün boyunca çocuklarının gözleri önünde sokakta bekletilmiştir.. Bölgede abluka altında olan yerleşimlerde gömülmesine veya morglara taşınmasına izin verilmeyen 50 ye yakın cenazenin olduğu bazılarının çürüdüğü dile getirilmektedir. Bu yapılan yaşayanlar için büyük bir işkencedir. Hiç kimse annesinin, babasının ve çocuğunun gözleri önünde çürümesine tahammül edemez. Bunun için gerekli izinler verilmeli ve cenazeler bir an evvel defnedilmelidir.

Özellikle kadınlar ve çocuklar üzerinde ağır fiziki ve ruhsal tahribatlar oluşturan bu koşullar, yaşam hakkı başta olmak üzere birçok temel hakkın ihlali demektir. Yapılan bu hak ihlallerinin savaş hukukuna bile sığmadığının en büyük örneği bazı bölgelerde ellerinde beyaz bayrak olmasına rağmen güvenlik güçleri tarafından sivillere ateşler açılmasıdır. Bunun örneği Dargeçit‘te çocuklarının geçim kaynağı olan hayvanlarını beslemek için sol elinde beyaz bayrakla evinden çıkan Sacide Gezginci`dir. Beyaz bayrağı taşıdığı elinden vurulmuş olan Sacide Gezginci sol elini kaybetmiş, kaburgaları delinmiş ve halen yoğun bakımda hayati tehlikesi devam etmektedir. Yine son olarak ülkenin batısında daha yılbaşı eğlenceleri devam ederken, Diyarbakır Sur`da bir anne çocuklarıyla birlikte kahvaltı sofrasındayken evinin penceresinden giren top mermisi kafasına isabet ederek çocuklarının gözleri önünde korkunç bir şekilde can vermiştir.

Bu ablukanın yaşandığı bölgelerden her saniye her dakika çocuk, kadın, yaşlı ve sivillerin ölüm haberleri gelmektedir. Yine Cizre de evlerinin merdivenlerinde halasının kucağında vurulan üç aylık Miray bebek, dedesi Ramazan İnce ve babaannesi Rukiye İnce tarafından ellerinde beyaz bayrakla ambulansa götürüldüğü sırada aile bir kez daha güvenlik güçleri tarafından taranmış, Minik bebek olay yerinde ölürken, dede Ramazan İnce kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiştir. Bu yaşananlar gösteriyor ki büyük bir katliamın ve savaşın hedeflendiği bir emirle askeri güçler bölgede yaşanan ölümlere sebep olmaktadır.

Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez‘in katledildiği Paris katliamın 3. yıl dönümü arefesinde, Şırnak‘ın Silopi ilçesinde üç Kürt kadın siyasetçinin öldürüldüğü, haberi geldi. Öldürülen kadınların Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Meclis üyesi Seve Demir, Özgür Kadın Kongresi (KJA) üyesi Fatma Uyar ve Silopi Halk Meclisi Eş Başkanı Pakize Nayır olduğu açıklanmıştır. Bu acı olay bize bir kez daha düşünen, üreten ve özellikle Kürt siyasetinde aktif olan tüm kadınların birer hedef olduğu gerçeğini göstermiştir. Her geçen dakika bizlere yeni bir ölüm ve başka bir acıyı getirirken buna daha ne kadar sessiz kalacağız.

Bütün bu yaşanılanların yanında UNESCO tarafından dünya kültürü olarak tescillenmiş bir alan olan Diyarbakır sur içi bölgesi büyük bir yıkım ve tahribatla karşı karşıyadır. Bu geri dönüşü olmayan tarih, yaşam ve kent katliamı tarihin kara ve kanlı sayfalarında elbet yerini alacaktır. Tarihin kanlı sayfalarına bu şekilde geçenlerin akıbetleri ortadadır. Bin yıllardır ayakta duran Diyarbakır tarihine sahip çıkmak için barış kelimesini son dakikasına kadar ağzından düşürmeyen Tahir Elçi`nin bu çığlığı herkesin kulağında yankılansın diyor, çözüm ve müzakere koşullarının derhal oluşturulması konusunda ısrarcı olduğumuzu bir kez daha dile getiriyoruz.

Yine ablukanın olduğu alanlarda sağlık çalışanı ve sağlık emekçilerine her türlü baskı ve şiddet yapılmakta, bakanlık tarafından fişlendikleri iddiası gündem olmakta, halkın sağlık hakkı engellenerek yaşam hakkına yönelik ihlaller yapılmaktadır. En son Cizre de yaralıya ambulansla yardıma giden sağlık çalışanı Abdülaziz Vural güvenlik güçleri tarafından açılan ateş sonucu kafasından vurularak hayatını kaybetmiştir. Sağlık hakkı savaş ortamında bile engellenmeyecek evrensel bir haktır. Devletin savaş politikalarına ve çatışma ortamına son vermesi, barış ve normal yaşam ortamının yeniden sağlanması için Diyarbakır`da sağlık emekçileri tarafından savaşa karşı barış, ölüme karşı yaşam, siyaha karşı beyaz çığlığı ile beyaz nöbet başlatılmıştır. Bu yüzden derhal bir güvenlik koridoru oluşturulup sağlık emekçilerinin surda sağlık hizmetlerini gerçekleştirecek koşullar sağlanmalıdır. Biz Diyarbakır` da TMMOB li kadınlar olarak hiçbir temel hakkın engellenemeyeceğini bir kez daha dile getiriyor, ölümleri durdurmak ve barışa ses olmak için bu nöbette bizde varız diyoruz.

Bizler TMMOB`li kadınlar olarak tüm Türkiye halklarına sesleniyoruz, burada hukuksuz ve insanlık dışı, adına savaş bile diyemediğimiz bir durum yaşanmaktadır. Başta yaşam hakkı olmak üzere halkın barınma, beslenme, sağlık hizmetlerinden yararlanma gibi temel hakları ihlal edilmeye devam edilmektedir. Bu Savaş politikalarına karşı her türlü demokratik mücadelemizi sürdüreceğiz. Buradaki insanlık suçuna kör sağır dilsiz kalan herkes bu suça ortak olmaktadır.

Kadının yaşam alanlarındaki yeri ve sorumluluğu daha fazlaysa, mücadelede ki değiştirme gücü de daha fazladır. Bu yüzden bütün illerde başta TMMOB li kadınlar olmak üzere, tüm kadınları ve kadın örgütlerini sesimize ses katmaya, barış çığlıklarımızı bulundukları her alanda duyurmaya çağırıyoruz.

BİZLER DE ORTAK KADIN MÜCADELESİNDEN ALDIĞIMIZ GÜÇ İLE 

SAVAŞA KARŞI BARIŞ, ÖLÜME KARŞI YAŞAM SİYAHA KARŞI BEYAZ TALEBİNE SES OLALIM.

TMMOB DİYARBAKIR İKK KADIN KOMİSYONU

Okunma Sayısı: 78

Tüm Şube Basın Açıklamaları
Tüm Basın Açıklamaları

 
Copyright © 2007-2019
TMMOB Şehir Plancıları Odası

 
ATATÜRK BULVARI BULVAR APT. 219/ 7 ÇANKAYA/ANKARA
TEL: (+90) 312 418 30 75   FAKS:(+90) 312 417 90 55
e-POSTA: spo@spo.org.tr

Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.

ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME

Hesap No'larımız:
POSTA ÇEKİ = 107581
İŞ BANKASI =TR 150 00 64 00 000 142 990 496 497
VAKIFBANK =TR 230 00 150 01 58 00 184 530 2308
GARANTİ BANKASI =TR 33 000 62 000 52 80 000 62 99 383

Key İnternet Hizmetleri Ltd. Şti.