TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ
ANA SAYFA BİZE ULAŞIN BAĞLANTILAR SİTE HARİTASI

11 ARALIK 2017 PAZARTESİ  

HAKKIMIZDA MEVZUAT YAYINLAR KOMİSYONLAR TUPOB KOLOKYUM
ADANA  ANKARA  ANTALYA  BURSA  DİYARBAKIR  İSTANBUL  İZMİR  KAYSERİ  KONYA  MUĞLA  SAMSUN  TRABZON
SPOBİS ÜYE GİRİŞİ SPOBİS PERSONEL GİRİŞİ

GENEL MERKEZ 

 
 
b_haber_bulteni.gif, 3,9kB
b_haber_bulteni.gif, 3,9kB
b_haber_bulteni.gif, 3,9kB

      DANIŞTAY, ODAMIZ TARAFINDAN AÇILAN DAVADA RÜZGAR ELEKTRİK SANTRALLERİNİN KORUMA HUKUKU, PLANLAMA TEKNİKLERİ VE ŞEHİRCİLİK İLKELERİNE İLİŞKİN İLK İÇTİHADINI OLUŞTURDU

BASIN AÇIKLAMASI

Yayına Giriş Tarihi: 27.10.2017
Güncellenme Zamanı: 27.10.2017 16:21:43
Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ

 

 
DANIŞTAY, ODAMIZ TARAFINDAN AÇILAN DAVADA RÜZGAR ELEKTRİK SANTRALLERİNİN KORUMA HUKUKU, PLANLAMA TEKNİKLERİ VE ŞEHİRCİLİK İLKELERİNE İLİŞKİN İLK İÇTİHADINI OLUŞTURDU
 



27.10.2017, Ankara

BASINA VE KAMUOYUNA DUYURULUR

DANIŞTAY, TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI TARAFINDAN AÇILAN DAVADA RÜZGAR ELEKTRİK SANTRALLERİNİN KORUMA HUKUKU, PLANLAMA EKNİKLERİ VE ŞEHİRCİLİK İLKELERİNE İLİŞKİN İLK İÇTİHADINI OLUŞTURDU 

 

Rüzgar Elektrik Santrallerinin yaygınlaşmaya başlaması, bu yatırımların enerji boyutunun yanı sıra şehircilik ilkeleri, planlama esasları, plan tekniği ve imar mevzuatı boyutuyla da tartışılmasını zorunlu hale getirmiş olup, Danıştay 6. Dava Dairesinin 28/02/2017 tarihinde oybirliğiyle oluşturmuş olduğu karar bu konularda ilk içtihat niteliğindedir.

Bodrum-Yalıkavak`ta yapılması planlanan Geriş RES projesine karşı Odamız Muğla Şubesi tarafından  1/5000 ve 1/1000 Ölçekli Revizyon ve İlave Nazım ve Uygulama İmar Planlarının iptali istemiyle açmış olduğumuz dava Muğla 2. İdare Mahkemesince verilen 17/06/2016 tarihli kararla reddedilmişti.  TMMOB Şehir Plancıları Odası Muğla Şubesi`nin başvurusu üzerine Muğla 2. İdare Mahkemesinin Ret kararının temyiz incelemesini yapan Danıştay 6.Dairesi 28/02/2017 tarihinde oybirliğiyle vermiş olduğu 2017/1312 no.lu kararla bütün RES projeleri için içtihat oluşturacak bir karar vermiştir.

Danıştay kararında, 3194 sayılı İmar Kanunu, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu`nun Doğal Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları ile ilgili 740 sayılı İlke Kararı başta olmak üzere ilgili mevzuat hükümlerine atıfta bulunularak RES projeleri hakkında verilecek kararların ve bu yatırımlara ilişkin verilecek plan kararlarının yasal çerçevesini belirlemiş durumdadır.

Danıştay bu kararında; "Dosyadaki imar planı örneklerinin incelenmesinden, dava konusu imar planının planlama alanın içerisinde ve etrafında, önlemli alanlar, doğal ve arkeolojik sit alanı olarak belirlenen alanların yer almasına karşılık,  koruma amaçlı imar planı niteliğinde yapılmadığı, sadece rüzgar enerji santrali tesisi alanlarına yönelik olarak bir şerit halinde yapıldığı, ayrıca çok yakın mesafede yerleşim yerlerinin ve sosyal ve teknik alt yapı alanlarının bulunuyor olduğu göz ardı edilerek çevresinden, yerleşim alanlarından ve bu alanlara ilişkin imar planlarından kopuk bir halde imar planı kararlarının üretildiği görülmüştür.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve ilke kararları, koruma amaçlı nazım imar planı ve uygulama imar planı tanımları göz önünde bulundurulduğunda, davaya konu imar planlarının, doğal ve çevresel değerlerin, etkileşim geçiş sahası da dikkate alınarak sürdürülebilirliğini, mutlak korunmasını ve gelecek nesillere intikalini sağlamak amacıyla koruma esaslarını ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esaslarını, yoğunluklarını ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararlarını içeren bir plan niteliğinde bulunmadığı, alanın sit niteliği göz ardı edilerek, kısmen koruma amaçlı kısmen revizyon ve ilave imar planı biçiminde, parçacıl olarak yapıldığı ve noktasal kullanım kararları getirdiği, dolayısıyla bütünleşik bir niteliğinin bulunmadığı görülmektedir.

Bu durumda, imar planlarının, plan sınırları içinde ve dışında çok büyük bir alanın, önlemli alanlar, doğal ve arkeolojik sit alanında kaldığı göz önünde bulundurulduğunda, koruma amaçlı plan olarak yapılması gerekirken, sadece rüzgar enerji santrali alanına yönelik kullanım kararları getirdiği, etrafındaki yerleşim ve sosyal-teknik alt yapı alanları ve ulaşım ağı ile nasıl ilişkilendirileceğine ilişkin bir düzenleme içermediği gibi doğal çevrenin yaşanabilir, sürdürülebilir biçimde korunması için alana özgü stratejileri üretmekte yetersiz kaldığı anlaşıldığından, davaya konu imar planlarında plan yapım yöntem ve tekniklerine, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uyarlık görülmemiştir." Denerek bütüncül yaklaşımın RES kararlarını getiren plan çalışmaları açısından gerekliliği açıkça vurgulanmıştır.

Danıştay Kararında ayrıca; Çevre Kanunu`nun 10. maddesi uyarınca, "dava konusu planlamanın konusunu oluşturan Geriş Rüzgar Enerjisi Santrali Projesi hakkında ÇED Olumlu kararı alınmadıkça tesise ilişkin onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilmesinin mümkün olmaması nedeniyle, dava konusu planlamanın gerekçesi ortadan kalkacağından, uyuşmazlığın çözümünde çevresel etki değerlendirmesi sürecinin de göz önünde bulundurulması, her iki sürecin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir." Hükmü getirilerek, Odamızca öteden beri savunulmakta olan ÇED ve planlama aşamasının birlikte ele alınmasının gereği bir içtihat olarak değerlendirilmiştir.

TMMOB Şehir Plancıları Odası olarak planlama adına son derece önemli olan bu Danıştay kararının devam eden diğer davalarda ve planlama kararlarının oluşum süreçleri sırasında kamu yararının sağlanması konusunda gerekli hassasiyetlerin oluşmasına katkıda bulunacağına olan inancımızı desteklemektedir.

 

Ülkemiz çıkarları gereği Yenilenebilir Enerjiye Dayalı Enerji Santrallerine karşı olmamakla beraber bu tesislerin yer seçimlerinin çevre, tarih ve topluma duyarlı bir şekilde yürütülmesinin önemi bu kararla bir kez daha açıkça ortaya çıkmıştır. Özellikle Muğla gibi yüzölçümünün büyük bir bölümünü özel statülü alanların kapsadığı bölgelerimizde bu tip tesislerin fizibilitesinin daha iyi yapılması gerektiği getiri ve götürülerinin salt  ekonomik olarak değerlendirilmemesi gerektiği anlaşılmıştır.

TMMOB Şehir Plancıları Odası

   

 

Okunma Sayısı: 181

Tüm Basın Açıklamaları

 
Copyright © 2007-2017
TMMOB Şehir Plancıları Odası

 
ATATÜRK BULVARI BULVAR APT. 219/ 7 ÇANKAYA/ANKARA
TEL: (+90) 312 418 30 75   FAKS:(+90) 312 417 90 55
e-POSTA: spo@spo.org.tr

Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.

ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME

Hesap No'larımız:
POSTA ÇEKİ = 107581
İŞ BANKASI =TR 150 00 64 00 000 142 990 496 497
VAKIFBANK =TR 230 00 150 01 58 00 184 530 2308
GARANTİ BANKASI =TR 33 000 62 000 52 80 000 62 99 383

Key İnternet Hizmetleri Ltd. Şti.