Etik İlkeler Özlük Hakları
25 KASIM DÜNYA KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI: KAMUSAL MEKâNLAR GÜVENLİ VE ERİŞİLEBİLİR OLANA KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEK!
BASIN AÇIKLAMALARI
Yayına Giriş Tarihi
2025-11-25
Güncellenme Zamanı
2025-11-25 12:11:31
Yayınlayan Birim
İZMİR

25 KASIM DÜNYA KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI: KAMUSAL MEKâNLAR GÜVENLİ VE ERİŞİLEBİLİR OLANA KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEK!

 

TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi olarak, 25 Kasım Dünya Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü`nde; şiddetin temelinde yatan toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin, önleyici ve koruyucu politikaların eksikliğinin ve cezasızlığın, tablonun derinleşmesine yol açtığını beyan ediyoruz.

Fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddet; evde, işyerinde, sokakta, toplu taşımada ve dijital ortamlarda, kadınların hayatının her anını tehdit eden sistematik bir olgudur. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin derinleştiği, yoksulluğun ve güvencesizliğin arttığı bu dönemde, kadınların haklarına yönelik kazanımların korunması ve şiddetin önlenmesi, yalnızca kadın hareketinin değil, tüm demokratik kitle örgütlerinin ve kamusal sorumluluk taşıyan her kurumun öncelikli görevidir. Şiddetle mücadelede yasal mevzuatın tam ve etkin uygulanması, İstanbul Sözleşmesi ve yaşamsal öneme sahip uluslararası anlaşmalara geri dönülmesi ve toplumsal farkındalığı artıracak bütüncül politikaların ivedilikle hayata geçirilmesi çağrımızı yineliyoruz.

Kadınların özgürce yaşam hakkını tehdit eden her türlü şiddet eylemini kınıyor, bu mücadelenin içerisinde olduğumuzu kararlılıkla yineliyoruz.

Şehir Plancıları olarak, şiddetin mekânsal boyutuna dikkat çekerek, güvenli, erişilebilir ve ayrımcı uygulamalardan uzak kentsel ve kamusal mekânların önemini vurguluyoruz.

Kentlerin tasarımı, kadınların kenti özgürce kullanma biçimlerini doğrudan etkilemektedir. Yetersiz aydınlatma, yaya yollarının kalitesizliği, yetersiz ve güvensiz kamusal alanlar, seyrek ve güvensiz toplu taşıma durakları, mekânsal ayrışmalar ve ihmal edilmiş parklar gibi unsurlar, kadınların kamusal alanda şiddete maruz kalma korkusunu artıran ve hareket özgürlüğünü kısıtlayan faktörlerdir. Kentlerin toplumsal cinsiyet eşitliği bağlamında planlanması zorunludur. Bu, sadece fiziki iyileştirmelerle değil, aynı zamanda eşitlikçi ve katılımcı planlama süreçleriyle mümkündür. Belediyeler ve merkezi idare, kadınların mekânsal güvenlik taleplerini planlama süreçlerinin merkezine almalıdır.

Şiddetsiz bir toplum için, kentlerimizi cinsiyet eşitlikçi, kapsayıcı ve korku hissini ortadan kaldıran güvenli mekânlar olarak yeniden şekillendirilmesi mücadelesindeki sorumluluğunu üstleniyor; tüm yurttaşları bu mücadeleye ortak olmaya davet ediyor ve yetkili kurumlara sorumluluklarını yerine getirmelerini bugün meydanlarda tekrar birlikte haykırıyoruz!

Susmuyoruz,

Korkmuyoruz,

İtaat etmiyoruz!

Yaşasın mücadelemiz!

TMMOB
Şehir Plancıları Odası

Çerez Politikası & Gizlilik Sözleşmesi

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için amaçlarla sınırlı ve gizliliğe uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Çerezleri nasıl kullandığımızı incelemek ve çerezleri nasıl kontrol edebileceğinizi öğrenmek için Çerez Politikamızı inceleyebilirsiniz

kişisel verilerinizin Odamız tarafından işlenme amaçları konusunda detaylı bilgilere KVKK sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

"/>