Güvenpark, Hermann Jansen`in 1932 onay tarihli Ankara kent planında, kentin mevcut merkezi olan Ulus`un güneyinde "Yenişehir" adıyla oluşturulan yeni kent merkezinin, Kızılay Meydanı ile tasarlanmış, Cumhuriyet döneminin önemli kamusal mekanlarından biridir. Park, 1994 yılında 1. derece doğal ve arkeolojik sit alanı ilan edilmiş, parkın simgesel öğelerinden Güven Anıtı da aynı tarihte anıt-heykel olarak tescillenmiştir.
Alanda gerçekleştirilecek uygulamaların, koruma ve tasarım ilkeleri doğrultusunda ve Güvenpark`ın özgün kimliğini koruyacak biçimde ele alınması gerekirken, ABB tarafından yürütülen bazı uygulamaların bu çerçevede değerlendirilmediği, Şubemiz tarafından daha önce yapılan çalışmalarla ortaya konulmuştur.
ABB tarafından ihale edilerek 2024 yılında başlatılan kentsel tasarım projesiyle parkta bazı düzenlemeler yapılmış ve Şubemiz, konuya ilişkin detaylı bir rapor (Güvenpark Raporu) hazırlayarak eleştirilerini dile getirmiştir. Projenin tamamlanmasının akabinde alana, onaylı kentsel tasarım projesinde yer almayan elektronik bir reklam tabelası izinsiz bir şekilde konulmuş ve yapı bir yılı aşkın bir süredir parkta fiili bir işgal unsuru olarak varlığını sürdürmüştür.
ABB ilk etapta geçici olarak nitelendirdiği yapı için, ilerleyen süreçlerde tarihsel-kültürel tanıtım, bayramlarda kutlama mesajları ve vatandaşların bilgilendirilmesi amacıyla kullanılmak üzere "kamu yararı" taşıdığı gerekçesiyle Bakanlığa başvurmuş, yapının izinsiz olduğunu söyleyen Komisyon kararını da yargıya taşımıştır. Nihayetinde Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu yapının orada bulunmasına sakınca yoktur, şeklinde Mayıs 2025`te karar almış, söz konusu Kurul kararı Şubemizce dava konusu edilmiştir. Keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda;
- Kurul kararının koruma ve kamu yararı ilkesiyle bağdaşmadığı,
- Ekranın boyutu ve yüksekliğiyle Güvenpark 1. Derece Sit Alanı içindeki en yüksek yapılardan biri olması nedeniyle parkın siluetini olumsuz etkilediği ve görsel baskınlık oluşturduğu,
- Ölçek ve kütle bakımından, Ankara`nın simge anıt heykellerinden biri olan ve yaklaşık 6 m yüksekliğindeki Güven Anıtı`ndan daha yüksek olması nedeniyle Güvenpark`ın siluetini tanımlayan üst kot çizgisi kabul edilen Güven Anıtı`nın yüksekliğini aştığı,
- Gazi Mustafa Kemal Bulvarı yönünden Güven Anıtını görsel olarak tamamen kapattığı,
- Ekranın Ankara`nın kültürel ve doğal değerlerini tanıtmaktan çok özel firmaların reklam panosu olarak kullanıldığı,
- Malzeme bakımından tarihi çevreyle uyumsuz, yansıtıcı ve parlak LED ekran yüzeyine sahip olması sebebiyle hem gündüz hem de gece saatlerinde Güven Anıtı`nın algısını gölgelediği ve görüntü kirliliğine yol açtığı,
- Güvenpark 1. Derece Doğal Sit Alanı Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Uygulama hükmüne aykırı olduğu,
- Plan hiyerarşisi çerçevesinde idari organların üst norm niteliğindeki plan hükümleriyle çelişen kararlar alma yetkisinin bulunmadığı,
- Şehir ve Bölge Planlama ile Kentsel Tasarım disiplinleri açısından kent kimliğinin ayrılmaz parçası olan kültür ve tabiat varlıklarının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerekirken bu ilkelerin hiçbirine uyulmadığı,
tespitlerine yer verilmiştir. Dolayısıyla Güvenpark`taki hukuka aykırılık, bilirkişi raporuyla da somut biçimde ortaya konmuştur. Koruma kurullarının ve idarelerin kararları; planlama ilkeleriyle çelişen, üst ölçekli koruma planlarını bertaraf eden ve kamu yararı ilkesini gözetmeyen nitelikte olamaz. Güvenpark`taki elektronik reklam panosu hem hukuka hem planlama esaslarına hem de koruma ilkelerine aykırıdır. Bilirkişi raporuyla da teyit edilen bu aykırılığın sürdürülmesi, Güvenpark`ın tarihsel ve simgesel bütünlüğünü zedeleyici niteliktedir.
Güvenpark`ın tarihsel ve mekânsal bütünlüğü ile kamusal niteliği herhangi bir idari tasarrufa ya da geçici gerekçeye feda edilemez. Bu itibarla, ABB`yi, nihai mahkeme kararını beklemeksizin, kamu sorumluluğu bilinciyle hareket etmeye ve sit alanındaki bu hukuksuz uygulamayı derhal sonlandırarak panoyu kaldırmaya davet ediyoruz. Kentimizin planlama mirasını ve kültürel değerlerini koruma sorumluluğumuz gereği, hukuka ve bilimsel ilkelere aykırı bu uygulamaya karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi