Etik İlkeler Özlük Hakları
TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI 34. OLAĞAN GENEL KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ
HABERLER
Yayına Giriş Tarihi
2026-03-29
Güncellenme Zamanı
2026-03-29 16:13:27
Yayınlayan Birim
MERKEZ

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI 34. OLAĞAN GENEL KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ


34. Olağan Genel Kurulumuzu; meslek alanımızın sistematik biçimde daraltıldığı, kamu yararını esas alan mesleki faaliyetlerin baskı altına alındığı, meslektaşlarımızın ise gözaltı, tutukluluk ve yargılama süreçleriyle sindirilmeye çalışıldığı ağır bir dönemde gerçekleştiriyoruz. Ülkemiz; derinleşen ekonomik kriz, yoksulluk, hukuksuzluk, demokratik gerileme, afetler, savaş politikaları ve ekolojik yıkım sarmalı içinde giderek ağırlaşan çoklu sorunlarla kuşatılmış durumdadır. 

Barınmanın, gıdaya erişimin, güvenli bir çevrede yaşama hakkının ve en temel kamusal hizmetlerin dahi giderek daha fazla piyasa ilişkilerine terk edildiği; toplumsal eşitsizliklerin büyüdüğü; emekçilerin, gençlerin, kadınların ve kırılgan toplumsal kesimlerin yaşam koşullarının ağırlaştığı; 6 Şubat depremlerinin yaralarının hâlâ sarılamadığı, mevcut kentlerimizin afetlere hazırlanmasının süregelen büyük bir sorun olarak önümüzde durduğu bu tarihsel kesitte, mesleki ve toplumsal sorumluluğumuzun daha da büyüdüğünün farkındayız.

Yıllardır kent mücadelelerinde yer alan, yerel yönetimlerde, kamuda ve farklı kurumsal alanlarda önemli sorumluluklar üstlenen meslektaşlarımız; mesleklerinin gereğini yerine getirdikleri, bilimsel ve kamusal sorumlulukla hareket ettikleri için çeşitli illerde düzenlenen operasyonlar ile iktidarın hedefi haline gelmiştir. AYM kararına rağmen 4 yıldır özgürlüğü gaspedilen Tayfun Kahraman`ın yaşadıkları ve 19 Mart`la hızlanan belediye operasyonları kapsamında yargılanan meslektaşlarımızın bir yılı bulan tutukluluk sürecinin ardından bugünlerde ilk kez savunmalarını yapabiliyor olması; hukukun, adaletin ve en temel hakların nasıl askıya alındığını göstermektedir. Yaşananlar yalnızca özgürlüğün gaspı değil; sağlık hakkının, çalışma hakkının, aile yaşamının ve insan onuruna yaraşır yaşam koşullarının da açık biçimde ihlalidir.  Hukuksuz biçimde özgürlüğünden mahrum bırakılan tüm meslektaşlarımızın yaşadığı adaletsizlik, yalnızca bireysel bir mağduriyet değil; meslek alanımıza, kent hakkı mücadelesine ve kamu yararını savunan toplumsal birikime yöneltilmiş doğrudan bir saldırıdır.  Bu durum, planlama disiplininin bilimsel ve teknik niteliğine zarar vermekte ve mesleki faaliyetlerin dolaylı biçimde kriminalize edilmesi sonucunu doğurmaktadır.  Çünkü, bugün cezalandırılmak istenen yalnızca kişiler değil; planlamanın kamusal niteliği, bilimsel bilginin yol göstericiliği, demokratik katılım fikri ve kentleri sermayenin değil toplumun yararına savunma ısrarıdır.

Ülkemiz aynı zamanda derinleşen ekonomik kriz, yoksulluk, hukuksuzluk, demokratik gerileme, savaş politikaları, afetler ve ekolojik yıkım sarmalı içinde ağırlaşan çoklu sorunlarla kuşatılmış durumdadır. Kentler ve doğa ortak yaşam alanları olmaktan çıkarılarak rantın, eşitsizliğin ve güvencesizliğin mekânları haline getirilmektedir. Meslek alanımız da bu genel tablodan bağımsız değildir. Planlama; kamusal yararı, eşitliği, sağlıklı çevreyi ve toplumsal refahı önceleyen bütünlüklü bir kamu disiplini olmaktan uzaklaştırılmakta; parçacı, keyfi, denetimsiz ve piyasa odaklı kararlarla işlevsizleştirilmektedir. Belediyeler üzerinden yürütülen siyasi operasyonlar, yerel yönetimlerin kamu yararı odaklı uygulamalarını zayıflatırken, meslek alanımızın faaliyet alanlarının daraltıldığı, şehir plancılarının baskı altına alındığı ve etkisizleştirildiği bir düzen yaratmıştır. Bu bağlamda mesleki birikimimiz değersizleştirilmekte, istihdam alanlarımız daraltılmakta ve şehircilik ilkeleri sistematik biçimde göz ardı edilmektedir. Planlamanın kamu yararı yerine sermayenin talep ve beklentilerine göre araçsallaştırıldığı yerde, adalet zayıflamakta, kent hakkı zedelenmekte ve yaşam daha kırılgan hale gelmektedir. 

6 Şubat depremlerinin ardından üç yıla rağmen yaralar hâlâ sarılamamış ve adalet tesis edilememiştir. Barınma, altyapı, kamusal hizmetlere erişim, sağlıklı çevre ve bütünlüklü yeniden yapılanma sorunları ağır biçimde varlığını sürdürmektedir. Deprem bölgesinde temel ihtiyaçların dahi tam anlamıyla karşılanmadığı, belirsizliklerin sürdüğü ve yeniden yapılanma süreçlerinin bilimsel, katılımcı ve kamucu bir planlama anlayışıyla ele alınmadığı açıktır. Öte yandan ülkenin dört bir yanındaki kentlerimiz depreme hazırlık, risk azaltma ve güvenli yaşam çevreleri üretme konusunda ciddi eksikliklerle karşı karşıyadır. Bugün mesele yalnızca bir afet sonrası müdahale değil; kentleşme politikalarının bütünüyle yeniden düşünülmesini gerektiren yapısal bir sorundur.

Seller, orman yangınları, kuraklık, heyelanlar ve aşırı hava olaylarıyla derinleşen afetler çağı; iklim krizinin, plansızlığın, denetimsizliğin ve kamusal sorumluluğun tasfiyesinin nasıl iç içe geçtiğini açık biçimde göstermektedir. Mekânsal planlamanın afet risk yönetimi ile bağının koparıldığı, yerleşime uygunluk kriterlerinin siyasi kararlarla göz ardı edildiği bir süreç işletilmektedir. Coğrafyamızı kuşatan savaşlar, kuşatmalar ve kent-kırım pratikleri ise halk sağlığını, yaşam, barınma ve temel kentsel hizmetlere erişim hakkını doğrudan hedef almaktadır. Barışın olmadığı yerde ne adil bir kentten, ne sağlıklı bir çevreden, ne de gerçek bir planlamadan söz etmek mümkündür. Bu nedenle kent hakkını, barınma hakkını, ekolojik yaşamı, demokratik yerel yönetimleri ve toplumsal adaleti birlikte savunmak tarihsel bir sorumluluktur.

34. Olağan Genel Kurulumuzda kamu yararını esas alan meslek alanımızda, yaşanılan adaletsizlikler ve toplumsal rollerimizin zayıflaması ile meslektaşlarımızın yaşadığı ekonomik darboğaz, yetkisizlik ve maalesef araçsallaştırılma sorunlarımız ön plana çıkmıştır. Genç meslektaşlarımızın güvencesiz çalışma koşullarına mahkûm edilmesi, asgari ücretin altına itilen ücret politikaları ve kamuda liyakatin yerini alan sadakat ilişkileri, mesleki onurumuzu hedef almaktadır. Planlama eğitiminden akademiye, kamu kurumlarından serbest meslek pratiğine kadar mesleki alanımızın bütününde yaşanan sorunları çözmek ve iyileştirmek için attığımız ve atacağımız her adımın, aynı zamanda bir toplumsal mücadeleye dönüştüğünün ve toplumsal yaralara temas eden bir iyileşme zemini yaratacağının farkındayız. 

İçinde bulunduğumuz tüm alanlarda, hangi kademesinde olursak olalım, kamu yararını esas alan mesleki faaliyetlerimizde, aynı zamanda adaletsizliklerle mücadele ettiğimizi biliyoruz. O yüzden hepimiz, mesleki birliğin ve dayanışmanın elzem olduğunun farkındayız. Bizler, bütün bu karanlık tablo karşısında, planlamayı kamusal yararın, toplumsal eşitliğin, yaşam hakkının ve demokratik katılımın güvencesi olarak savunmaya devam edeceğiz. Mesleki bilgimizi halktan, haktan, emekten, doğadan ve yaşamdan yana kullanmayı; rantın, hukuksuzluğun, savaşın ve yıkımın karşısında sözümüzü büyütmeyi sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki, 

kentleri savunmak yaşamı savunmaktır; 

planlamayı savunmak kamuyu, adaleti ve geleceği savunmaktır.

34. Olağan Genel Kurulumuzdan; özgürlüklerinden mahrum bırakılmış, hukuksuz biçimde tutuklu bulunan, yargılanan ve mesleki sorumlulukları nedeniyle baskı altına alınan tüm meslektaşlarımıza dayanışma duygularımızı, mücadele kararlılığımızı ve en güçlü selamımızı gönderiyoruz. Hücrelerde tutsak edilen meslektaşlarımızın onurlu duruşu, sokakta ve çalışma yaşamının her alanında mücadele eden plancılara rehber olmaya devam edecektir.

Arkadaşlarımız yalnız değildir. Bu karanlık geçecek; kentleri, yaşamı ve adaleti savunanların sözü kalacaktır.

Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!

Yaşasın Şehir Plancıları Odası!


TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI 34. OLAĞAN GENEL KURULU


TMMOB
Şehir Plancıları Odası

Çerez Politikası & Gizlilik Sözleşmesi

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için amaçlarla sınırlı ve gizliliğe uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Çerezleri nasıl kullandığımızı incelemek ve çerezleri nasıl kontrol edebileceğinizi öğrenmek için Çerez Politikamızı inceleyebilirsiniz

kişisel verilerinizin Odamız tarafından işlenme amaçları konusunda detaylı bilgilere KVKK sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

"/>