Etik İlkeler Özlük Hakları
56 HEKTARLIK TOKİ PROJESİ İÇİN KRİTİK UYARI: ULAŞIM, SU GÜVENLİĞİ VE TAŞKIN RİSKİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ!
BASIN AÇIKLAMALARI
Yayına Giriş Tarihi
2025-12-17
Güncellenme Zamanı
2026-04-20 12:32:21
Yayınlayan Birim
ANTALYA

56 Hektarlık TOKİ Projesi İçin Kritik Uyarı: Ulaşım, Su Güvenliği ve Taşkın Riski göz ardı edilmemeli!

Antalya`da konut ve kira fiyatlarında son yıllarda yaşanan hızlı artış, orta ve düşük gelir gruplu yurttaşlarımızın yaşam standartlarını belirgin biçimde geriletmiş; barınma hakkını, kentin en yakıcı gündemlerinden biri haline getirmiştir. Bu nedenle sosyal konut üretimi kamusal bir ihtiyaçtır; ancak sosyal konutun "kente ve planlamaya rağmen" değil, planlama biliminin ve kamu yararının gereklerine uygun biçimde üretilmesi zorunludur.

Bu çerçevede kamuoyuna yansıyan "Antalya İli Konyaaltı İlçesi Çakırlar Mahallesi 1–6 etap TOKİ projesine ilişkin Proje Tanıtım Dosyası (PTD) tarafımızca incelenmiştir. 56,30 ha büyüklüğünde tek bir Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) alanı kapsamında tanımlanmış projede devam eden süreçte ÇED gerekli değildir kararı alınmıştır.

Sosyal konut projelerinin ülkemizde arttırılması elzemdir. Ancak itirazlarımız; sosyal konutun kendisine değil, yer seçimi- planlar arası kademeli birlik ilkesi–ulaşım ve altyapı kapasitesi–afet ve çevresel riskler–şeffaflık başlıklarında PTD`de görülen kritik eksikliklere yöneliktir:

1) Ulaşım yükü ve kent içi erişilebilirlik: "Kentsel Ulaşım Etki Analizi" gereklidir!

Antalya`nın ulaşımı bugün içinden çıkılmaz derecede kaotik bir hal almıştır. Hurma–Liman–Sarısu hattında araç yoğunluğu doygunluğa yaklaşmış; Konyaaltı Devlet Hastanesi ve bölgede tamamlanacak diğer büyük ölçekli yatırımlar ile birlikte bölgesel erişilebilirlik baskısı artmıştır. Bu büyüklükte bir projenin kente ve kentsel ulaşım sistemine ek yük getireceği açıktır.

PTD`de bir "Trafik Yönetim Planı" başlığı yer almaktadır bu olması gereken bir unsurdur ama kentsel ulaşım etki değerlendirmesinin yerine geçmez.

Talebimiz nettir: Proje; Nazım İmar Planı ve Ulaşım Master Planı ile uyumlu biçimde, ulaşım altyapı analizleri (yol kapasitesi, kavşaklar, pik saat yolculuk üretimi/çekimi, toplu taşıma entegrasyonu, yaya–bisiklet erişimi, otopark yönetimi) ve etki değerlendirmeleri tamamlandıktan sonra hayata geçirilmelidir.

2) Proje yalnızca "ulaşım" meselesi değil; sosyal ve teknik altyapı kapasitesi birlikte değerlendirilmelidir.

Bu büyüklükte ve etaplar halinde geliştirilen bir sosyal konut projesi, yalnızca yol ve araç erişimi üzerinden değerlendirilmemeli, projenin yaratacağı nüfus artışının; eğitim, sağlık, yeşil alan, sosyal donatı ve teknik altyapı üzerindeki etkileri PTD`de bütüncül ve sayısal olarak ortaya konmalıdır. İçme suyu, kanalizasyon, yağmur suyu, enerji ve atık yönetimi gibi temel altyapı sistemlerinin mevcut kapasitesi ile proje sonrası oluşacak yük arasındaki ilişki açık değildir.

Sosyal konut, yalnızca konut üretimi değil; aynı zamanda nitelikli ve sürdürülebilir bir yaşam çevresi üretimidir. Bu unsurlar birlikte değerlendirilmediği sürece, barınma sorunu çözülmez; yeni kentsel sorunlar üretilir.

Talebimiz nettir: Sosyal konut projesi, ulaşım altyapı ile birlikte; eğitim, sağlık, yeşil alan, sosyal donatı ve altyapı etkileri de dikkate alınarak, sürdürülebilir ve nitelikli bir yaşam alanı oluşturacak şekilde planlanmalıdır.

3) Afet ve çevresel riskler: taşkın-su koruma-zemin süreçleri "ön koşul" olarak ele alınmalıdır.

Proje Tanıtım Dosyasında, ülke geneli sel–su baskını istatistikleri verildikten sonra, "planlanan proje sahasında proje kriterlerini etkileyecek seller söz konusu değildir" denilmektedir. Oysa bu değerlendirme proje alanına özgü ayrıntılı taşkın analizi, iklim kriziyle birlikte artan kısa süreli şiddetli yağış senaryoları gibi hayati verileri içermemektedir.

Türkiye`de ve Antalya`da yaşanan her büyük selde en ağır hasarın; Dere yataklarına, taşkın ovalarına ve "Kuru dere" olarak tarif edilen mevsimsel akış yollarına yapılmış yapılarda meydana geldiği hepimizin acı tecrübelerle bildiği bir gerçektir. Bodrum ve zemin katları su basmakta, araçlar sürüklenmekte, can kayıpları yaşanmakta; afet sonrası yeniden yapım ve güçlendirme için milyarlarca lira kamu kaynağı harcanmaktadır. Bu ölçekte bir projede, dere yatakları, taşkın alanları, yeraltı su seviyesi ve zemin davranışı, ayrıntılı jeolojik–jeoteknik ve hidrojeolojik etütlere dayanmadıkça "risksiz" ilan edilemez.

PTD eklerinde yer alan kurum yazışmalarında; 1. etap alanının bir kısmının Çandır Çayı taşkın riski etki alanında kaldığı ve dere yatağı ıslahı tamamlanmadan inşaat faaliyetlerine başlanmaması gerektiği açıkça ifade edilmektedir.

Bu husus, "not düşüldü" diye geçiştirilemez; yer seçimi, etaplama, yapılaşma koşulları ve nüfusun güvenliği açısından belirleyicidir. Uygulama; taşkın güvenliği ve su koruma koşulları netleşmeden başlatılamaz.

Talebimiz nettir: Proje; Antalya İl Risk Azaltma Planı (İRAP) ve Antalya Havzası Taşkın Yönetim Planı kararları esas alınarak hazırlanmalıdır.

4) Planlar arası kademeli birlik ilkesi ve şeffaflık: PTD içi tutarsızlıklar giderilmeden güven tesis edilemez.

PTD`de proje alanının plan kararlarıyla ilişkisine dair değerlendirmelerde kritik bir çelişki bulunmaktadır:

  • Bir bölümde "proje alanı … orman alanları içerisinde yer almamaktadır" ifadesi yer alırken,
  • Başka bir bölümde "proje sahası … 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına göre orman alanında yer almaktadır" denilmektedir.

Bu çelişki; yalnızca teknik bir yazım hatası değil, üst kademe planlama ilkeleri, koruma-kullanma dengesi ve kamu yararı açısından doğrudan belirleyicidir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için bu tutarsızlıklar açıklığa kavuşturulmalı; paftalar, plan hükümleri ve kurum görüşleri bütüncül biçimde kamuya sunulmalıdır.

Talebimiz nettir: Proje; planlar arası kademeli birlik ve şeffaflık ilkeleri gereği, PTD`de proje alanının plan kararlarıyla ilişkisine dair bulunan açık çelişkiler giderilmeden kamuoyu nezdinde güven tesis edilemeyeceği gözetilerek yeniden değerlendirilmelidir.

5) "Alt kademe planlarda değerlendirme" yaklaşımı, 56,30 hektarlık alanı üst kademe plandan koparmaya gerekçe olamaz.

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre 1/100.000 ÇDP plan notlarına "Bu büyüklükteki TOKİ uygulamalarının ÇDP`de değişiklik gerekmeksizin alt kademe planlarda değerlendirileceği" yönünde bir yaklaşım eklenmiştir. Bu yaklaşım, idari süreç açısından bir kolaylaştırma gibi sunulsa da; 56,30 hektarlık bir alanın, üst kademe planların koruma–gelişme–nüfus kabulleri ve çevre imar bütünlüğünden "ayrı tutulması", planlama tekniği ve kamu yararı bakımından tartışmalıdır.

Üst kademe plan kararları; özellikle orman/yeşil sistem, afet riskleri, ulaşım omurgası ve kentsel gelişme yönleri açısından tüm kenti ilgilendirir. Bu nedenle süreç, "yalnızca alt kademe planlara havale edilerek" yürütülemez.

Talebimiz nettir: Proje alanına ilişkin planlama, üst kademe plan kararları dikkate alınarak yapılmalı ve sürecin yalnızca alt kademe planlara bırakılması kabul edilmemelidir.

6) Konyaaltı için "kentsel kimlik ve kamusal fırsat" penceresi kapatılmamalıdır.

Bölgenin büyüklüğü ve konumu; yalnızca konut üretimi değil, Konyaaltı`nın kentsel kimliğini güçlendirecek, kamusal yeşil sistemleri, kültür/rekreasyon temalarını ve nitelikli kamusal mekânları geliştirecek alternatifleri de gündeme getirir. Kamuya ait büyük ölçekli alanlarda seçenekler "tek konut senaryosuna" indirgenmemeli; şeffaf, katılımcı ve çok ölçütlü değerlendirme yapılmalıdır.

Talebimiz nettir: Konyaaltı`nın kentsel kimliği gözetilmeli; büyük ölçekli projelerde yalnızca konut üretimi yerine yeşil alanlar, kültür/rekreasyon temaları ve nitelikli kamusal mekânlar da planlanmalı, değerlendirme şeffaf, katılımcı ve çok ölçütlü yapılmalıdır.

Taslak planlar aleniyet kazandığında odamız ayrıntılı değerlendirmeyi kamuoyuyla paylaşacaktır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

TMMOB
Şehir Plancıları Odası

Çerez Politikası & Gizlilik Sözleşmesi

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için amaçlarla sınırlı ve gizliliğe uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Çerezleri nasıl kullandığımızı incelemek ve çerezleri nasıl kontrol edebileceğinizi öğrenmek için Çerez Politikamızı inceleyebilirsiniz

kişisel verilerinizin Odamız tarafından işlenme amaçları konusunda detaylı bilgilere KVKK sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

"/>