Kadınların emeğiyle kurulan kentlerde, kadınların yaşam hakkı hâlâ tehdit altındadır. Sokakları var eden, mahallelere hayat veren, kenti gündüzüyle gecesiyle yaşayan kadınlar; ne yazık ki çoğu zaman şiddetin, eşitsizliğin ve görünmezliğin hedefi olmaktadır. Her gün bir kadının yaşamdan koparıldığı bir ülkede, kadınların güvenle yaşayabildiği kentlerden söz etmek mümkün değildir.
Oysa kent dediğimiz şey; yalnızca binalardan, yollardan ve meydanlardan ibaret değildir. Kent, yaşamdır. Ve yaşamın en kıymetli öznesi kadındır. Kadınların özgürce yürüyemediği sokaklar, eşit söz hakkına sahip olamadığı meydanlar ve korkuyla var olduğu mahalleler; gerçek anlamda kent değildir.
Bizler biliyoruz ki eşitlik, güvenlik ve özgürlük gözetilmeden planlanan hiçbir kent adil değildir. Kadınların yaşam hakkının, emeğinin ve varlığının görünür olduğu; korkunun değil dayanışmanın, şiddetin değil yaşamın hâkim olduğu kentler için mücadele etmeye devam edeceğiz.
Çünkü kentler kadınlarla yaşar.
Ve kadınların olmadığı bir yerde ne yaşam vardır ne DE gelecek.
Yaşamı var eden, kenti büyüten, umudu çoğaltan tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun.
Yaşamdan koparılan tüm kadınları saygıyla anıyor, eşit ve güvenli kentler için mücadeleyi büyütüyoruz.