Etik İlkeler Özlük Hakları
YURDUMUN MUTLU GÜNLERİ MUTLAK GELEN GÜNDEDİR.
BASIN AÇIKLAMALARI
Yayına Giriş Tarihi
2022-04-30
Güncellenme Zamanı
2022-04-30 21:30:25
Yayınlayan Birim
MERKEZ

YURDUMUN MUTLU GÜNLERİ MUTLAK GELEN GÜNDEDİR.

Ülkemizin bugün içinde bulunduğu derin yoksulluk, güvencesizlik ve zulüm ortamının temel sebebi özünde emek, doğa ve insan düşmanı politikalardır. Bu politikaların uygulayıcısı olan ve 20 yılı aşan bir süredir ülkemizi yöneten AKP; iktidarı boyunca hep sermayeden yana taraf olmuş, geniş kesimlerin yoksullaşmasına göz yummuştur. Artık geniş kesimler en temel beslenme maddelerine erişemez hale gelmişlerdir. Barınma hakkı gibi en temel haklar artık yaratılan aşırı yoksulluk ortamında sermaye çevrelerinin karlarını artırdıkları alanlar haline dönüşmüştür. En alelade konutlara istenen kiralar artık emekçi kesimlerin aylık gelirleri içerisinde en büyük paya erişir durumdadır. Parasız, eşit ve bilimsel bir çerçevede yürütülmesi gereken eğitim artık belirli cemaatlerin örgütlenme alanına dönüşürken, öğrencilerin barınma sorunu tüm Türkiye`ye yayılmış bir sorun haline dönüşmüştür. Elektrik, su, internet doğalgaz gibi en temel kentsel hizmetler özelleştirme politikaları ile belirli firmaların sermaye artırım alanları haline gelmişlerdir. Kısacası Türkiye artık insanca yaşamanın imkansız olduğu bir ülke haline dönüşmüş durumdadır. 

İktidarının en başından beri sermaye kesimi yanındaki tarafını belli eden AKP, emek kesimi üzerinde sürekli baskı yaratarak; özelleştirme, sendikasızlaştırma ve taşeronlaştırma gibi politikaları uygularken, sermaye kesiminin birikim oranı ve hızını artırmak için devletin tüm aygıtlarını ve döneme özgü koşulları acımasızca kullanmıştır. Soma, Ermenek gibi tarihimizin en ağır işçi katliamlarının yaşandığı dönemlerde bu katliamların sorumluları mahkemelerce olabilecek en hafif cezalarla adeta ödüllendirilmişlerdir. COVID-19 salgını süresince işten çıkarmalar artmış, ülkelerinde yaratılan insanlık dışı koşullar sebebi ile ülkemizde barınmaya çalışan yabancı ülke vatandaşları ucuz işgücü olarak sömürülürken; kimi yetkililerce bu bir kalkınma modeli olarak savunulmuştur.

Bir avuç zengini daha zengin yapmak için emeğiyle geçinen milyonlar üzerindeki sömürüyü artıran, geniş kitleleri taşeron ve güvencesiz biçimde çalışmaya zorlayan bu anlayış, diğer taraftan ülkemizin doğal ve tarihi alanlarını da birer rant alanı olarak görmüştür. AKP iktidarı boyunca ormanlar, zeytinlikler, meralar, tarım alanları, sit alanları, denizler kısacası güzel ve değerli olan her ne ve neresi varsa yağmaya, talana kurban edilmiştir. 

Ülkemizde geniş emek kesimleri ile bize can veren doğal alanlarımızın kaderi ortaktır. Ve kurtuluşumuzun hem emek kesiminin hem de doğal alanlarımızı sömürülecek alanlar olarak gören anlayışa karşı mücadele sonucunda olacağı açıktır. Ülke tarihimiz hem işçi sınıfı adına hem de doğa adına sürdürülmüş şanlı mücadele sayfaları ile doludur. Bu mücadelelerden en büyüğü en kapsayıcı ve en etkili olanlarından biri de elbette GEZİ`dir. Bu sebepledir ki; en temel hukuk ilkeleri hiçe sayılarak başta Onur Kurulu üyemiz Tayfun Kahraman, Mimar Mücella Yapıcı ve Avukat Can Atalay olmak üzere dostlarımız vicdansız ve hukuksuz biçimde tutuklanmış ve cezaevine konulmuşlardır. 

Ancak zulüm, baskı, ahlaksızlık ve vicdansızlık ortamı ile örülmüş bu karanlık günler sona erecektir. Bu karanlık ortamı yırtacak olan, gücünü üretimden ve bilimden alan emekçi sınıfıdır. Emekçi sınıfın bileşenleri olarak gelecek güzel günlere olan inancımızla tüm dostları selamlıyor ve 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü`nü kutluyoruz.

BİZ KAZANACAĞIZ!

GEZİ TUTSAKLARINA ÖZGÜRLÜK.

YAŞASIN İŞ, EKMEK, ÖZGÜRLÜK MÜCADELEMİZ.

YAŞASIN 1 MAYIS.

 

 

TMMOB
Şehir Plancıları Odası
"/>