Etik İlkeler Özlük Hakları
ORTAK AÇIKLAMA: KAMUSAL OLANI KORUMAK, MESLEK İLKELERİNİ SAVUNMAK SUÇ DEĞİLDİR
BASIN AÇIKLAMALARI
Yayına Giriş Tarihi
2022-05-13
Güncellenme Zamanı
2022-05-13 14:56:54
Yayınlayan Birim
MERKEZ

 

ORTAK AÇIKLAMA: KAMUSAL OLANI KORUMAK,

MESLEK İLKELERİNİ SAVUNMAK SUÇ DEĞİLDİR

 

İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini üstlenmiş ve şu anda da Odamızın Onur Kurulu üyesi olan Tayfun Kahraman`a Gezi Parkı ile ilgili süren dava kapsamında 18 yıl hapis cezası verilmiştir. 

İstanbul`un en önemli kentsel ve kamusal alanlarından biri olan Gezi Parkı`nın yapılaşmaya açılmak istenmesine karşın Şube Yönetim Kurulu üyesi olarak yürüttüğü faaliyetler nedeniyle cezalandırılan Tayfun Kahraman için alınan karar üzerine, TMMOB Şehir Plancıları Odası`nın kuruluşundan bugüne tarihsel bir birikimle savunulan temel mesleki etik ilkeler doğrultusunda geçmişten bugüne Oda Başkanlığı görevini üstlenen  meslek insanları olarak görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşma sorumluluğumuz ortaya çıkmıştır. 

Belirtmek gerekir ki kamu yararını savunmak, doğal ve kültürel alanları kuşaklar ötesi yarar çevresinde korumak, kentsel adalet, kent hakkı, çevre hakkı ve toplumsal refahı önceleyen politika ve planları üretmek planlama meslek alanının tarihsel birikimle oluşmuş en temel ilkeleridir. Bu ilkeler başta Anayasamız olmak üzere birçok hukuki metinde altı çizilmiş hususlardır. Şehir ve Bölge Planlama eğitimi süresince de bu amaçlar çerçevesinde eğitim verilmekte ve mesleki yaşamının tamamında meslektaşlarımızdan bu temel ilkeler doğrultusunda faaliyet yürütmesi beklenmektedir. 

Bu çerçevede, İstanbul`un en önemli kamusal alanlarından biri olan Gezi Parkı`nın kamu yararı doğrultusunda korunmasını talep etmek meslek alanımızın en temel ilkelerinden biri olduğu açıktır. Bu nedenle, Gezi Parkı`nın yeşil alan olarak korunmasına yönelik sürdürülen çalışmalar içerisinde Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi`nde Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapmış olan meslektaşımız Tayfun Kahraman, bu anlamda suç işlemekten öte mesleğimizin en temel ilkelerini savunmuş ve mesleğimizin yüklediği sorumluluk ve görevleri yerine getirmiştir. 

Anayasa`nın 135. Maddesi gereğince kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olan TMMOB Şehir Plancıları Odası`nın anayasa, yasa ve yönetmelikler çerçevesinde tanımlanmış görevleri bulunmaktadır. Anayasa`nın 135. maddesinde meslek alanında denetim görevini yerine getirmek ve faaliyet göstermek meslek örgütleri açısından kamusal bir sorumluluk ve zorunluluk olarak ortaya konulmuştur. Bu çerçevede TMMOB`ye bağlı bir meslek odası olarak faaliyetlerini sürdüren Şehir Plancıları Odası`nın temel görevi,  "TMMOB Şehir Plancıları Odası Ana Yönetmeliği" içerisinde "Ülkenin ve kamunun çıkarlarının korunması doğrultusunda meslek alanına giren konularda doğal kaynakların ve kamusal varlıkların korunması ve geliştirilmesi, ülkenin sanatsal ve teknik gelişmesi için gerekli gördüğü tüm girişim ve etkinliklerde bulunmak" (Madde 6) olarak tanımlanmıştır.

Bununla birlikte şehir planlama meslek alanına ilişkin Mesleki ve Etik Kurallar Metni,   tüm meslektaşlarımızın uyması gereken ilkelerin belirtildiği "Ana Metin" olarak kabul edilmektedir.  Bu Metin uyarınca, 

- "Kent ve bölge planlama, temel olarak mekansal boyutlu, uzun erimli, toplumsal yararlara yönelik düzenlemelerden oluşan stratejik bir kamu hizmetidir. Kent plancıları mesleklerini yürütürken, kamu hizmeti ve yararıtopluma ve halka hizmet bilinci ile hareket ederler. Plancılar, tüm mesleki etkinliklerini bu temel kavramlarla gerekçelendirmek zorundadırlar. 

- Kent ve bölge plancıları, toplumun gerçek ve nesnel gereksinmelerinden hareket etmek zorundadırlar. Plancılar, toplumsal gereksinmelerin ötesinde, gereğinden fazla alanın gelişmeye açılmasına, bu nedenle de, kamu kaynaklarının israfı, yanlış yönlendirilmesine ve verimsiz kaynak tahsislerine yol açan, yerleşmelerin ana planlama düzenlerini bozucu planlama etkinliğinde bulunmaktan kaçınmalı; görevli oldukları durumlarda, işveren konumundaki kuruluşları ve yönetimleri, bu yönde kararlara yönlendirmemeli, tersi yönde eğilim gösteren yönetim organlarını uyarmalı ve Oda`ya bilgi vermelidir. 

- Plancılar, kentlerin bölünmesine ve toplumsal eşitsizliklerin derinleşmesine, toplumsal-mekansal ayrımcılığa, kentsel merkezlerin niteliksizleşmesine ve kamusal mekanın çöküşüne yol açan, kentsel mekanların tarihselliğini, kamusallığını ve yaşanabilirliğini yok eden uygulamalara katkıda bulunmamalıdırlar. 

- Plancılar, kamu malları ve kaynaklarının kullanımında, koruma ilkesinden taviz veremezler, kamusal kaynakların geliştirilmesine katkıda bulunmalıdırlar.  

 - Kent ve bölge plancılarının, tarihsel ve doğal varlıkların ve çevrenin korunması gereklerinden ve hedeflerinden vazgeçmeksizin, halkın ve toplumun refahını artırmak ve kamusal ortak kullanım ve mekanları geliştirmek yükümlülükleri bulunmaktadır. Kent plancıları, kentsel gelişmenin planlanmasında, tarihsel birikim ve değerlerin korunmasından vazgeçmeksizin gelişme olanaklarını araştırmak ve karar çevresinin ve toplumun önüne koymakla yükümlüdürler.  

- Plancılar, planlama alanındaki korunmaya değer yapılar, mekanlar, kültürel varlıklar gibi somut ve somut olmayan kültürel mirası ortaya çıkarmak ve gelecek kuşaklara taşımak sorumluluğu ile hareket ederler. Bu değerlerin henüz tescil edilmemiş olması plancıların bu sorumluluğunu ortadan kaldırmaz."  

şeklinde temel ilkeler belirlenmiştir.

Gerek Anayasada belirlenen kamu tüzel kişiliği kimliği haiz bir meslek kuruluşu olarak yükümlendiği görev ve sorumluluklar, gerek Oda Ana Yönetmeliği ve ilgili diğer mevzuat hükümleri, gerekse de mesleğimizin temel etik ilke ve esasları birlikte değerlendirildiğinde; Gezi Parkı gibi kent merkezinde yer alan; dolayısıyla geniş kitlelerin açık yeşil alan olarak faydalandığı kamusal, tarihi önemi yadsınamaz bir alanın korunmasını, muhafazasını savunmak ve bu doğrultuda faaliyet göstermek suç olmaktan öte meslek alanımızın Anayasa`dan başlayan bir hiyerarşi içerisinde plancılara yüklediği sorumluluk ve yükümlülüktür. Bu çerçevede TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmış olan Tayfun Kahraman`ın kendisinin yerine getirmekle sorumlu olduğu çalışmaları sebebiyle cezalandırılması meslek odamızın tabi olduğu mevzuata, etik ilkelere, akla ve vicdana aykırıdır. Tayfun Kahraman Odamızın hukuki sorumlulukları ve tabi olduğu ilkeler göz önünde bulundurulduğunda suç işlememiş, aksine kamu yararı çerçevesinde doğal alanları korumak için faaliyet yürüterek  üstlendiği görev ve sorumlulukları layıkıyla yerine getirmiştir. 

Bizlerin, mesleğimiz adına savunduğumuz değer ve ilkeler açık şekilde ortadadır. Bu kapsamda, geçmişten bugüne TMMOB Şehir Plancıları Odası Genel Başkanlığı görevini üstlenmiş kişiler olarak Gezi Parkı`nın park olarak kalması için mücadele eden Onur Kurulu üyemiz Tayfun Kahraman`ın  suçsuzluğunu vurguluyor ve bir an önce serbest kalmasını talep ediyoruz.

Kamuoyuna saygı ile duyururuz.

 

Vehbi Senihi Kitapçı 

ŞPO 16., 19., 20. ve 21. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı

Halit Cengiz Türksoy

ŞPO 17. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı

Mustafa Remzi Sönmez   

ŞPO 18. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı

Necati Uyar                       

ŞPO 19., 20., 21., 26. ve 27. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı

Erhan Demirdizen   

ŞPO 23. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı

Buğra Gökçe

ŞPO 24. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı

Yaser Gündüz          

ŞPO 24. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı

Hüseyin Tarık Şengül

ŞPO 25. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı

Orhan Sarıaltun       

ŞPO 28., 29. ve 30. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı

Gencay Serter            

ŞPO 31. ve 32. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı

 

 


 

TMMOB
Şehir Plancıları Odası
"/>