Sürdürülebilir Koruma mı, Parçalı Talan mı? AOÇ'de Yeni Statü Değişikliği
- Yayına Giriş Tarihi
- 19.10.2026
- Güncellenme Zamanı
- 19.10.2026
- Yayınlayan Birim
- ANKARA
- Görüntüleme
- 67
Atatürk Orman Çiftliği, Cumhuriyet’in üretim, modern tarım ve kamusal yaşam anlayışını bir araya getiren; Ankara’nın doğal, tarihsel ve kültürel bütünlüğü açısından korunması gereken ortak mirasımızdır. Tarımsal üretim alanları, yeşil alanları ve kamusal kullanımlarıyla bir bütün oluşturan AOÇ’nin korunması, tek tek parsellerin ötesinde bu bütünlüğün ve kuruluş amaçlarının sürdürülmesini gerektirmektedir.
Geçmişte Orman Genel Müdürlüğü Gazi Yerleşkesi ve bitişiğindeki alanlarda gerçekleştirilen sit derecesi değişiklikleri ile AOÇ kökenli çimento fabrikası parsellerine yönelik konut ve ticaret projeleri, Çiftliğin parçalanmasının ve yapılaşma baskısının somut örnekleridir. Devirler, tahsisler ve parsel ölçeğinde alınan planlama kararlarıyla birbirinden koparılan alanlar, AOÇ’nin üretim, ekoloji ve kamusal kullanım ilişkilerini zayıflatmaktadır. Bu nedenle her yeni statü değişikliği, geçmiş müdahalelerin birikimli etkileriyle birlikte değerlendirilmelidir.
Bu kapsamda, Ankara Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün 30 Mayıs 2025 tarihinde askıya çıkardığı koruma amaçlı imar planı duyurusunda, 2096 ada 20 parselin AOÇ I. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı içerisinde bulunduğu belirtilmektedir. Buna karşılık, parselin güney kesimiyle örtüşen Nefes Parkı Doğal Sit Alanı, Bakanlık Makamının 05.10.2026 tarihli ve 16919201 sayılı Olur’u ile “Doğal Sit–Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak tescil edilmiş; bu işlem 13.10.2026 tarihli ve 33399 sayılı Resmî Gazete’de ilan edilmiştir.
"Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı" Nedir?
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu'nun 01.07.2022 tarihli ve 38 sayılı toplantısında alınan 113 sayılı "Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararı" metnine dayanarak;Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı" statüsündeki alanlarda; doğal ve kültürel dokuya uyumlu düşük yoğunluklu faaliyetlere, kıyı yapılarına, entegre tarım ve hayvancılık faaliyetlerine, turizm ve yerleşimlere, atık aktarma merkezlerine ve belirli koşullarla madencilik/taş ocağı faaliyetlerine izin verilmektedir.

Şekil 1 Nefes Parkı Doğal Sit Alanı ve “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” sınırı (Kaynak: 13 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete ilanıyla paylaşılan harita.)

Şekil 2 Orman Çiftliği Mahallesi 2096 ada 20 parsel üzerinden benzer zamanlar yapılan plan değişiklikleri (Kaynak: Parsel sorgu ekran görüntüsü.)
Resmi Gazete’de sit alanının koruma derecesinin düşürülerek yapılaşmaya esneklik tanındığı bu süreçle birebir örtüşen bir diğer gelişme de, yine aynı parsel (2096 ada, 20 parsel) üzerinde hızla hazırlanan uygulama imar planı değişiklikleridir. Bölgenin koruma statüsü zayıflatılırken, aynı parselin 1. derece doğal ve tarihi sit sınırına komşu nitelikteki alanın bir kısmına yönelik dini tesis (cami) için uygulama imar planı değişikliklerinin birbirine yakın tarihlerde gündeme gelmesi dikkat çekicidir. Bu durum, koruma statüsü değişiklikleri ile parsel bazlı plan kararlarının karşılıklı etkileşim içindeki idari süreçlerin birer parcası olduğunu ortaya koymaktadır. Koruma koşullarındaki esnemelerin ve hazırlanan yeni planların, alanın gelecekteki kullanımı ile Atatürk Orman Çiftliği bütünü üzerindeki olası etkilerinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması önem taşımaktadır.
1925 yılında Cumhuriyet devriminin mekânsal karşılığı olarak hayata geçirilen Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ), 1938 yılında Hazineye devredilmesinden bu yana büyük toprak kayıplarına uğramıştır. Kamu kurumlarına ve özel kuruluşlara yapılan tahsis, kiralama ve devirlerin yanı sıra Ankara Bulvarı, Ankapark ve Kaçak Saray gibi müdahaleler sonucunda, AOÇ’nin başlangıçtaki arazisinin yalnızca %30’u kalmıştır.
Tüm kamu kurumlarının eşgüdüm içinde AOÇ’yi korumaya yönelik tedbirler alması gerekirken, alınan kararlarla alanın parçalanması ve yapılaşma baskısı devam etmekte, Ankara’nın nefes alma alanları giderek daralmaktadır. 13 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan, yeşil bir alanın koruma statüsünü değiştiren son karar da bu sürecin bir parçasıdır. Medipol Üniversitesine ait hastane alanı, Türk-İş Genel Merkezi, çeşitli bakanlıklara yapılan tahsisler ve 2096 ada 20 parselin bir bölümünde yapılması planlanan cami, AOÇ üzerinde hız kesmeden devam eden yoğun yapılaşma baskısının sürdüğünü göstermektedir.
AOÇ’ye yönelik müdahaleler ve toprak kayıpları son bulana, çiftlik arazileri yeniden kamuya kazandırılarak korunup yaşatılana kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyor; tüm yurttaşları AOÇ’nin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için ortak mücadeleye davet ediyoruz.