Seyfe Gölü'ne Yeni Tehdit: Madencilik ve Yapılaşma
- Yayına Giriş Tarihi
- 01.09.2026
- Güncellenme Zamanı
- 09.09.2026
- Yayınlayan Birim
- ANKARA
- Görüntüleme
- 22
Seyfe Gölü; yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapan, 1. derece doğal sit alanı ve Tabiatı Koruma Alanı statüsünde bulunan, sulak alan niteliği nedeniyle Ramsar Sözleşmesi listesinde yer alan önemli bir doğal değerdir. Göl ve çevresi, doğal zenginliklerinin yanı sıra arkeolojik açıdan da büyük önem taşımaktadır. Alanda arkeolojik sit olarak tescil edilmiş 20 höyük ve tümülüs bulunmaktadır. Ancak alanın 2021 yılında 1. derece doğal sit alanı statüsünden çıkarılarak “kesin korunacak hassas alan” olarak ilan edilmesiyle birlikte, gölün mevcut koruma statüsü zayıflamış ve alan yapılaşma tehdidine açık hâle gelmiştir.
Nitekim 15 Eylül 2024’te cumhurbaşkanı kararıyla Kırşehir’in Mucur ilçesi sınırlarında bulunan Seyfe Gölü Tabiatı Koruma Alanı sınırı hiçbir bilimsel ve somut gerekçe olmaksızın yarı yarıya daraltılmıştır. Şubemiz o süreçte kapsamlı bir açıklama yaparak (Seyfe Gölü Tabiatı Koruma Alan sınırı daraltılması basın açıklaması) sınır değişikliğine ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaşmış; ayrıca söz konusu değişikliğin iptali istemiyle dava açılmıştır. Dava kapsamında nisan ayında bilirkişi incelemesi ve keşif gerçekleştirilmiş olup yargı süreci devam etmektedir. Bilirkişi heyetinde şehir plancısının bulunmamasına yönelik itirazımız ise Mahkeme tarafından reddedilmiştir.

Görsel-1: Seyfe Gölü Tabiatı Koruma Alanı Sınırının daraltılması (2024)
Bu sınır değişikliğiyle birlikte tarım arazileri ve sazlık alanların bir bölümü koruma alanı sınırları dışında bırakılmış; gölün yakın çevresinde verilmesi planlanan gümüş ve altın madeni ruhsatları açısından da zemin hazırlanmıştır. Ancak burada dikkat çekilmesi gereken daha önemli bir husus bulunmaktadır: Tabiatı Koruma Alanı sınırı ile sulak alan sınırı büyük ölçüde birbiriyle örtüşmektedir. Sınır değişikliği sonucunda, daha önce her iki koruma statüsünün kapsamında bulunan alanlar bu statülerden en az birini kaybetmiştir.

Görsel-2: Seyfe Gölü, eski Tabiatı Koruma Alan sınırı ve Boztepe ilçesi
Seyfe Gölü’ne yakın bir yerleşim olan Boztepe ilçesinin çevresindeki tarım alanları, bozkır ve meralarda yürütülen farklı madencilik faaliyetlerine ilişkin daha önce mekânsal bir analiz raporu hazırlamıştık. (Boztepe ilçesi maden ruhsatları raporu) Raporda, madencilik faaliyetlerinin bölgenin tarım ve hayvancılığa dayalı geçim kaynakları ile su varlıkları açısından oluşturduğu kirlilik tehdidine dikkat çekmiştik. Seyfe Gölü’nün alt havzası niteliğindeki bu alanda yürütülecek madencilik faaliyetlerinin toprağı ve su kaynaklarını kirletmesi durumunda, Kızılırmak’a ulaşabilecek kimyasalların etkilerinin yalnızca bölgeyle sınırlı kalmayacağına; birçok ili etkileyebilecek, geri döndürülemez çevresel sonuçlar doğurabileceğine işaret etmiştik.

Görsel-3: Boztepe ilçesi, maden ruhsat sahaları ve su kaynakları (Kırşehir - Boztepe Altın Madeni Ruhsat Sahaları (201300183, 201600040-1, 201600040-2, 201901752-1, 201901752-2) Mekansal İnceleme Raporu )
Kırşehir’in Boztepe ilçesi sınırlarında kalan 4 bin 319 hektarlık alan, 14 Nisan 2026 tarihli ve 33224 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ilanla jeotermal kaynak arama ruhsatı verilmek üzere ihale yoluyla aramaya açılmıştır. (görselde turuncu renkli alan) Seyfe Gölü’ne yaklaşık 15 kilometre mesafede bulunan bu alanda gerçekleştirilecek madencilik faaliyetleri, bölgenin tarım ve hayvancılığa dayalı geçim kaynakları ile doğal dengesi açısından yeni bir tehdit oluşturmaktadır.
18.08.2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ilanla 3426.15 hektarlık diğer bir alan da benzer şekilde jeotermal kaynak arama ruhsatı için ihale yoluyla aramaya açılmıştır. (görselde kırmızı renkli alan)

Görsel-4: Seyfe Gölüne 15 km mesafedeki jeotermal kaynak arama ruhsat sahaları
16.06.2026 tarihinde Seyfe Gölü ve çevresi ile ilgili revize sit alanı sınırı ilan edilmiştir.

Görsel-5: Yeni Sınır Değişikliği
(Kaynak: www.says.gov.tr)
Görselde mavi renkle taralı alanlar “Nitelikli Doğal Koruma Alanı”, yeşil renkle taralı alanlar ise “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak gösterilmektedir. Bu kavramlar, kesin yapılaşma yasağı getiren “sit alanı” anlayışını zayıflatan ve korunması gereken alanları yapılaşma tehdidine açık hâle getiren bir düzenleme anlayışının parçası olarak bir süredir mevzuatımızda yer almaktadır. 7 Aralık 2019 tarihli ve 30971 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ilke kararıyla da bu alanlardaki yapılaşma ve kullanım koşulları belirlenmiştir. Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanlarında düşük yoğunluklu yerleşimlere, turizm ve sanayi faaliyetlerine belirli koşullarla izin verilebilmekte; sit kararı öncesinde ruhsatlı olarak yapılmış yapılar ise varlıklarını sürdürebilmektedir. Bunun yanı sıra, bu alanlarda madencilik faaliyetlerine de izin verilebilmektedir.

Görsel-6: 1. Derece Doğal Sit Tescili Kaldırılan Kısım
(Kaynak: ÇŞİB Duyuru)
Yukarıdaki görselden de anlaşılacağı üzere, Nitelikli Doğal Koruma Alanı sınırı dışında bırakılan bölge, madencilik faaliyetlerinin yürütüleceği Boztepe ilçesine yakın alanları kapsamaktadır. Bu durumun bir tesadüf olmadığı ortadadır.
Seyfe Gölü, halihazırda çok sayıda ve birbiriyle bağlantılı tehditle karşı karşıyadır:
- Gölü besleyen en önemli kaynak olan Seyfe Kaynağı’nın debisinde yıllar içerisinde yaşanan dalgalanmalar,
- Gölü besleyen su kaynaklarının içme ve sulama suyu amacıyla kullanılması,
- Açılan tahliye kanallarının gölün doğal beslenmesini engellemesi ve buna bağlı olarak göl seviyesinin düşmesi,
- Sayıları binlerle ifade edilen kaçak kuyular, göl çevresindeki tarım alanlarının genişlemesi, tarımda kullanılan kimyasallar ve bilinçsiz gübreleme nedeniyle göl ekosisteminin olumsuz etkilenmesi,
- Bitki ve hayvan türlerinin yaşam alanlarının giderek daralması,
- Göçmen kuşların önemli konaklama alanlarından birinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalması.
Tüm bu tehditler karşısında Seyfe Gölü’nün ivedilikle korunması ve mevcut ekolojik dengesinin güçlendirilmesi gerekirken, göl ve çevresi tam tersine yapılaşma ve madencilik faaliyetlerine açık hâle getirilmektedir.
Öncelikle Tabiatı Koruma Alanı sınırı daraltılan, yakın çevresinde madencilik faaliyetlerine alan açılan ve ardından doğal sit alanı niteliğinden çıkarılan bölümlerle birlikte Seyfe Gölü, adım adım yapılaşma tehdidine açık hâle getirilmiştir. Kapsamlı ve bütüncül bir yaklaşımla, gölü yakın çevresiyle birlikte ele alan alan yönetim planlarının hazırlanması ve 2011 yılında hazırlanan Sulak Alan Yönetim Planı’nın güncellenmesi gerekirken, bunun tam tersine kararlar alınmaktadır.
Çok aktörlü, çok paydaşlı ve katılımcı süreçlerle; son derece hassas bir biçimde ele alınması, korunması ve gelecek nesillere özgün değerleriyle aktarılması gereken, ulusal ve uluslararası öneme sahip bu doğal alan, söz konusu süreçler işletilmeksizin yapılaşma baskısına açık hâle getirilmektedir.
Tüm bu sebeplerle, Seyfe Gölü’ne ilişkin alınan yeni sınır değişikliği kararıyla ilgili olarak da gerekli hukuki süreci yürüteceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.