Etik İlkeler Özlük Hakları
DOĞAL ALANLAR VE KENTLEŞME ARASINDA DEĞİŞEN VE DÖNÜŞEN İLİŞKİNİN YIKICI YÜZÜ
HABERLER
Yayına Giriş Tarihi
2026-07-24
Güncellenme Zamanı
2026-07-24 17:42:26
Yayınlayan Birim
MERKEZ

 

Kentsel alanlarla, kırsal ve doğal-yarı doğal alanlar arasındaki ilişki kentleşme serüveni boyunca içerisinde belirli bir gerilimi barındırarak oluşmuştur. Kentsel alanların sermaye çoğaltım aracı olarak kullanımına yönelik hamleler yoğunlaştıkça, bu alanların yayılım ve yoğunlaşma eğilimi yıkıcı ve ölümcül hale gelmiştir. Bu sürecin etkileri küresel, ulusal ve yerel ölçeklerde her geçen gün artan şekilde kendini göstermektedir.


Birleşmiş Milletler ve Dünya Bankası raporları, şehirlerin hem iklim krizini tetikleyen ana unsurlardan biri, hem de maruz kalma ve mağduriyet yaşama açısından kilit öneme sahip alanlar olduğunu vurgulamaktadır.


Özellikle, Türkiye`yi de içeren Akdeniz Havzası, iklim değişikliğinin etkilerine en savunmasız bölgelerden biri olarak tanımlanmıştır. Küresel iklim değişikliğinin Akdeniz havzasında yaratacağı etkiler; yükselen sıcaklıklara bağlı kuraklık, artan orman yangınları, su kaynaklarının azalması ve tüm bunlara bağlı tür sayısında azalışlar ve ekosistem bozulmaları olarak belirtilmektedir.


İçinde bulunduğumuz iklimsel eğilime bağlı projeksiyonlar ışığında orman yangınlarının hem sayısında hem de yanan orman alanı miktarında artışın devam edeceği açık bir gerçekliktir. Ancak yangın sayısı ve alansal miktardaki artışı sadece küresel ve bölgesel ölçekte iklimsel eğilimlere bağlı olarak açıklamak yeterli ve bilimsel değildir. Ülkemizdeki yanlış arazi kullanım kararları, önleyici tedbirlerin eksikliği ve yetersiz hukuksal düzenlemeler de yaşanan yangınların şiddet ve miktarını artırmıştır.


Ormanlara dair koruma önceliğinin 2B Uygulamaları ve Orman Kanunu Ek 16. Madde düzenlemeleriyle zayıflatılması, orman ekosisteminin ayrılmaz parçası olan açıklık ve taşlık alanların orman sahası dışına çıkarılarak yapılaşmaya açılmasına sebep olurken; kıyı ve orman alanlarının turizm ve maden yatırımlarına tahsis edilmesi, orman bitişiğindeki tarım alanlarının konut ve sanayi kullanımlarına açılması da orman içi ve çeperindeki insan kaynaklı kullanımların sayısını artırmaktadır. 


Merkezi ve yerel yönetimler arasındaki koordinasyon ve işbirliği noktasında yaşanan aksaklıklar, müdahalelerde yaşanan kapasite eksikliği gibi etmenlerle birlikte, yangınlar "kontrol edilebilir doğa olayları" düzeyini aşıp, sadece orman alanlarını değil yerleşimlerimizi de tehdit eden çok boyutlu bir sorun haline gelmiştir.


Tüm bu genel resim içerisinde;

• Planlama ilkeleri yerine istisnai kararnameler,

• Kamu yararı yerine yatırımcı önceliği,

• Ekosistem bütünlüğü yerine parsel bazlı projeler

tercih edildiği sürece, orman yangınları bir "kaza" değil, bu politikaların kaçınılmaz bir çıktısı olmaya devam edecektir. İzmir Bayraklı`da yanan alanın imara açılması ile Bodrum`da yanan alana otel yapılması arasındaki zihniyet sürekliliği, sorunun teknik değil, politik bir tercih olduğunu kanıtlamaktadır.


 

 

RAPORA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ


 

TMMOB
Şehir Plancıları Odası

Çerez Politikası & Gizlilik Sözleşmesi

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için amaçlarla sınırlı ve gizliliğe uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Çerezleri nasıl kullandığımızı incelemek ve çerezleri nasıl kontrol edebileceğinizi öğrenmek için Çerez Politikamızı inceleyebilirsiniz

kişisel verilerinizin Odamız tarafından işlenme amaçları konusunda detaylı bilgilere KVKK sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

"/>